Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapısında sorgu meleği avukatın günahlarını dinlemeye baslar :
1) Çevreyi kirleten büyük bir şirketi, suçlu olduklarını bildiğim halde savundum ve beraat ettirdim.
2) Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödedigi için savundum ve idamdan kurtardım.
3) Bir çok müşteriden fahiş fiyat aldım.
4) Parası olmayan kadınları savunmak için onlara ilişki teklif ettim.
Ve liste uzadıkça uzar.
Melek, "Bitti mi?" diye sorunca avukat telaşla atılır.
"Evet! Yalnız bir dakika! Bu arada yaptığım iyilikler ne olacak?"
Bunun üzerine Melek bir süre düşünür, "Hımm.. dur bakalim. Bir tarihte dilencinin birine yüz lira vermişsin."
Avukat sevinir, "Evet, evet!"
"Hımm..." der melek "Bir başka tarihte de boyacı çocuğa iki yüz lira bahşiş vermişsin..."
Avukat yüzünde büyük bir sırıtmayla cevap verir, "Evet! Tabii ki!"
Melek yanında duran yardımcısına döner ve şöyle der:
"Bu salağa üç yüz lirasını verin ve derhal cehenneme atın!.."